| Haberler | | Şu an bu bloğun içeriği yok. |
|
| |
|
| Bilgisayarına indir! | GÖRÜNENİN ÖTESİ
 Samanyou Galaksisinden tek bir atoma kadar yapılan resimlerle animasyon yolculuğudur. Adım adım galaksiler ve yıldızların arasından Güneş Sistemine, oradan Dünya'da bir ağaca ve ağacın hücrelerinden tek bir atomuna kadar olan gerçekte uzun ama program içinde kısa bir yolculuktur... |
|
| Sohbetler |  |
|
| Ayet | |
|
|
| Beşdar | Şu ana kadar 2271905 sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 22.11.2006 |
|
| Radyo Duhok | | Şu an bu bloğun içeriği yok. |
|
 | | | Kur’an ışığında düşünürken | | İnsanlar için iyi olanı bulmak ya da iyi olanın farkına varabilmek için sayfalar arasında bilgi kovalamaya gerek yok. Bazı şeyler, insanın ta doğumundan itibaren insanın içinde vardır. Bu tür şeyler, Allah tarafından adeta doğuştan insan bilincine yüklenmiştir. Allah tarafından insanların bilincine yüklenen bütün bu iyi değerler, bireyin toplumsal bir varlık olmasının gereği zamansal süreçlerle birlikte toplumla meydana gelen etkileşim neticesinde ya korunur ve sonsuza dek götürülür ya da kaybedilir. Önemli olan doğuştan yüklenen evrensel doğru ve iyilerin en ideal bir toplumda yaşatılması ve sürdürülmesidir. Bugün bütün semavî dinlerin öğretilerine baktığımızda da gördüğümüz şey, toplum için genel doğru ve iyilerin zikredildiğidir. Özü itibariyle bütün dinler “evrensel bilgi, doğru ve iyi”yi dile getirir. Allah’ın yaratılışta insan bilincine yüklediği iyi değerlerdir.
| | Devamı... |
|
| Müslümanlık adı altında Kürtlere yapılanlar | | | Okuyucu bildirdi: " Evet, belirtiğim gibi dünyanın sayılı eski milletlerden olan Kürdler gerek asimilasyon ve gerek soykırıma maruz kalan bir millet ama elhemdulilah ALLAH'ın vermiş olduğu secaret ve islama bağlılığı sayesinde o karanlık oyunları ve insanlık dışı fikirler savunanlar ve yapanlar fikirleriyle tarihin derinliklerine kaybolup gittiler. Hele gelelim önçelikle nurcu kardeşlerimize bu zülüm yapılırken kardelerimiz ne yapıyorlardı o iman kahramanı talebeleri çoğunlukla menfi milliyet ve siyasi ceyeyanlara kapılı önünde yere düşmüş kardeşini göremiyodu hatta kafasına basıp geçiyordu. Hani nefsine istediğini kardeşine istemedikçe iman etmiş sayılmazdı. "
| | Devamı... |
|
| TEFSİR DERSLERİ - Seyda Mele M. Emin Botikî | | SESLİ TEFSİR DERSLERİ->>
| |
|
| Dost sitemiz www.bawermend.com YAYINDA!!! | | ''Özgür Dindar Kürtler'' Şiarıyla yayın hayatına giren Bawermend'in temel ilkeleri;
* Dini değerlere sahip çıkmak.* Kürtlerin birlik ve beraberliğini savunmak.

| | Devamı... |
|
| ‘Bihara Kurda’ | | Otoriter despotik yönetimlere karşı demokrasi, özgürlük talebiyle ayaklanan halkların mücadelesini simgeleyen “devrim”, “bahar” kavramları uluslararası siyasi literatürde yer edinen kavramlardır. Reel Sovyet rejimine karşı demokrasi, politik liberalleşme talebiyle ayaklanan Çekoslovakya halkı başka bir ifade ile “Prag Baharı” 1968 Ağustosu’nda Sovyetler’in işgali ile kanla bastırıldı. Sömürgecilik sonrası dönemde kurulan yeni ulus devletler kısa sürede otoriter despotik diktacı yönetimlere evrildi. Saydam ve hesap verilebilir devlet yönetimi rafa kaldırıldı. Güçlü demokrasi ve rekabet edilebilir sanayi, çağdaş sosyal güvenlik ve istihdam ile çağdaş hukuk, refah ve bilgi toplumuna ulaşmak için halkın iradesini yansıtan seçimler değil diktatörlüğün sürdürülmesi temel alındı. Demokrasi talebi ile ayaklanan halklar baskıcı diktatörlükleri devirdi.
| | Devamı... |
|
| Şiir sevginin dilidir | | Şiir, duygu yoğunluğu içinde dışa yansıyan duyguların damıtılmış halidir. Anlam ve berraklığıyla sanatı ifade eder. Batan güneşe bakıp şiir yazmak, duyguya hoş gelen parlak kavramların bir araya getirip şiir yazmak başka şeydir. Ama sanat düzeyinde insanı aramak, bilinmezin peşine düşmek başka şeydir. Şiir, bilinmeyeni bilinen anlamlı sözcüklerle sanatsal anlatım biçimiyle bir anlatımdır. Şair anlamın ustasıdır. Sanat onun hüneridir. Yunus Emre “İlim ilmi bilmektir, ilim kendini bilmektir. Sen kendini bilmezsen bu nice okumaktır” demektedir.
| | Devamı... |
|
| HAYALİ İSYANLAR GÖLGESİNDE KÜRT KIRIMI -6- | | (YAZI DİZİSİ...) Kürdistan, kırımla fethediliyor
Şeyh Said hareketinin başlayıp, yayıldığı Murat vadileri, Dicle havzası ile tepeleri, adeta kin ve intikam duygusunun hedefiydi. Yığınak ve köyler tek tek kuşatma altına alındıktan sonra, başlatılan tedip ve tenkil vuruşu 1927 yılı güzünde tamamlanıyordu. Bu konuda da, artık sayıları tükenen tanıkların dışında, elimizdeki başlıca belge ve bilgiler, dönem muktedirlerinin gazetelere geçmiş konuşmaları, kendince sebepler, dayanak gerekçeleri yaratıp tenkilin tarihini yazan Türk Genelkurmayı’dır. Başkaca kaynak yok. Devamı...
HAYALİ İSYANLAR GÖLGESİNDE KÜRT KIRIMI -6-
HAYALİ İSYANLAR GÖLGESİNDE KÜRT KIRIMI -7-
HAYALİ İSYANLAR GÖLGESİNDE KÜRT KIRIMI -8-
HAYALİ İSYANLAR GÖLGESİNDE KÜRT KIRIMI -9-
| | Devamı... |
|
| HAYALİ İSYANLAR GÖLGESİNDE KÜRT KIRIMI -1- | |
| | Devamı... |
|
| İnsanın Kendini Tanıması | | İnsan için en değerli bilgi kendisine dair bilgidir. Bir hayata sahip olan insan, hayatın anlamı hakkında düşünür. İnsanın kendini tanıma çabası ilk insanla başlamıştır. Kâdim dinler ve felsefe öğretileri, insana “Kendini bil!” diye hitap etmiştir. Sanat ve tasavvuf da insanın kendini tanımasını esas almışlardır. İnsan dünyaya gönderilmiş bir varlık olarak, kim olduğunu ve nereden geldiğini, düşünür. Bu sorulardan sonra ”Ben nereye gidiyorum.” sorusunu sormaya başlar. Esasen “Ben kimim?” sorusu, “Nerden geldim ve nereye gidiyorum?” sorularını da tazammun eder. İnsanın bilgisi, kendisine dair bilgilerle başlar. Çünkü kendisi hakkında bir bilgiye sahip olmayan kişi, eşyaya dair de bilgi sahibi olamaz. İnsan, var olduğunun ve akıllı bir varlık olduğunun bilincinde olduktan sonra, eşyaya dair bilgileri nasıl elde edebileceğini araştırmaya başlayabilir.
| | Devamı... |
|
| Ayrılığın 12. Senesi... Aziz Seydam... | |
Ayrılığın 12. Senesi
Aziz Seydam;Şehid İzzeddin Yıldırım İzzeddin Yıldırım 1946 yılında Ağrı'nın Patnos ilçesinde dünyaya geldi.İlk eğitimini,Kur'an dersi olarak imam olan babası Tahir Efendi'den aldı.Daha sonra Doğu'da medrese tahsili gördü.Bir hocası vasıtasıyla Risale-i Nur eserleriyle tanıştı ve Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin bu değerli eserlerini bir ömür boyu tetkik etmeye devam edip,kendi fikir dünyasına yön vermiş oldu. Düşünce alemini Risale-i Nur eserlerine açan İzzeddin Yıldırım, davası uğruna hizmet etmek için başta Gaziantep ve Çorum'dan sonra Eskişehir'de Risale-i Nur mesajını insanlara iletmeye devam edip,binlerce gencin yetişmesine katkıda bulundu.
| | Devamı... |
|
| Şehid İzzeddin Yıldırım'dan Bir Mektup.. | | (ŞEHADETİNİN 12. YILI...) Hepinizi tüm kainâtı taht-ı tasarrufunda ve hâkimiyetinde bulunduran Zat-ı Zülcelalin adıyla selamlıyorum. Hizmetimiz çok derin, çok boyutlu, çok safhalı, çok müşkülatlı ve azim... Müthiş bir meydan-ı imtihandayız. Hem öğrenmek, hem öğretmek; hem inanmak, hem inanca çağırmak; hem sabretmek, hem sabrı tavsiye etmek; hem yaşamak,hem davet etmek zorundayız. Bireysel kemalata ulaşmak ve ferdi sorumluluklarımızı yerine getirmek kadar, toplumsal mükellefiyetlerimiz de var.
| | Devamı... |
|
| Risale-i Nur’da İmam Rabbani’nin izleri | | Risale-i Nur sayfaları arasında bir gezinti yaptığınızda sık sık İmam-ı Rabbani ve izleriyle karşılaşacaksınız. M. Haşim Kişmi’nin İmam Rabbani ve Yolundakiler kitabının çağrıştırdığı gibi İmam Rabbani’nin izleri Risale-i Nur’da da parlamaktadır. Bediüzzaman İmam Rabbani’den bolca istifade etmiştir. Bazen istifade ettiği konulara doğrudan değinse bile bazen de kapılı tutmuş veya tabir caizse teğet geçmiştir. Önemli olan alıntıları sürekli nazara vermek veya vurgulamak değil ortak değerleri ve hakikati izhar etmek ve buna yer vermektir. Lakin yine de himmet sahiplerinin bu işin üzerine eğilerek; Bediüzzaman ile İmam Rabbani arasındaki köprüyü ortaya çıkarmayı gerekir.
| | Devamı... |
|
| Uludere Katliamı’nın Düşündürdükleri | | "Peki KİM özür dileyecek ve Genelkurmay Başkanı'nı, İçişleri Bakanı'nı, Vali'yi görevden kim alacak?” Uludere belki de birçok insanın ismini ölüm, çatışma, operasyon ve son olmasını dilediğimiz katliam dışında duymadıkları bir yer. 28 aralıkta yapılan bombardımanı 29 aralığın sabahında ilk öğrendiğimizde Diyarbakır'dan 4 avukat/insan hakları aktivisti yola çıktık. Haber ürkütücü, bir o kadar da korkutucuydu. Gerçekten doğru muydu değil miydi düşünceleri ile çıktığımız yolda nasıl bir manzara ile karşılaşacağımızı tam kestiremiyorduk.
| | Devamı... |
|
| Kürt İslamı Sufizm ve Tarikatlar | | Sufizm kaynağını Hint düşünce yapısından alan mistik bir düşünce sistemidir. İslam’ın sert ve katı kuralarını sıradan topluluklara kabul ettirmek zordu. Bunu yapmak için de sufizmle yoğrulmuş bir tasavvuf inancı insanlara daha cazip geliyordu. Bu yüzden sufizm ya da tasavvuf kısa sürede Kürdistan’da popüler hale gelmiştir. Sufizm, Kürt İslam’ın ruhu ve gerçek karakteridir. Tasavvuf, Kürdistan’da yaygın hale gelmiş ve geniş halk yığınlarını etkilemiştir. Doktrinleri daha sonra Kürdistan’da Yezidiliğin ortaya çıkmasına neden olan Sufi Adi İbn Musafir (MS. 12.yy.) kendisini Kürdistan’da kabul ettirmiştir. Arap olduğu iddia edilen Şeyh Adi’nin öğretileri Kürdistan’da yanıt bulmuş ve yayılmıştır. Bu sufinin öğretileri İslami Kürt tarikatları da etkilemiştir. Kürdistan’da birkaç sufi okulu ortaya çıkmışsa da, günümüzde Kürdistan’daki en büyük tarikatlar Kadiri ve Nakşibendî tarikatlarıdır.
| | Devamı... |
|
| Kur’an’a Bir de Bu Gözle Bakın (imgeler, simgeler, semboller) | | Bu makalede sizi Kur’an’ın engin sembolik dünyasında bir yolculuğa çıkarmak istiyorum. Çünkü Said Nursi’nin “Mecaz avama inince hakikate dönüşür” demesinden de anlaşılacağı gibi bu konuda nice çamlar devirildiğini görüyoruz. Kur’an’da imgeler, simgeler ve semboller konusuna fransız olanlar Kitab’ı hurafeler, mucizeler ve harikalar diyarına çevirmiş durumda… Kitab “Ekmek arslanın ağzında” diyor, bizim ‘molla’ gidip hayvanat bahçesindeki arslanın ağzında ekmek arıyor. Bu konuda vahim yanlışlara bizzat şahit olduğum için Kur’an’ın sembolik tabir ve deyimleri hakkında yazmak vacip oldu. Kur’an’da sembolizm vardır, evet, ama bu helallerde ve haramlarda değil; daha çok metafizik konuları kavratmada, kimi kıssalarda ve hatta kıssaların kimi tabir, kelime ve deyimlerindedir.
| | Devamı... |
|
| Kendi Bedenini Ateşe Vermek veya İntihar Etmek | | | Okuyucu bildirdi: " Bi navê Xwedayê Dilovan û Dilovîn; 21.yy. başlarında olmamıza rağmen insanlar halen kendi elleri ile canlarına kıymaktadırlar.Yani kendilerinin katili olmaktadırlar.Daha doğrusu hem katil hem de maktul olmaktadırlar.Ateşle kendilerini yakma eylemini yapanlar veya herhangi bir aletle canlarına kıyanlar şüphesiz ki doğru olmayan bir davranış sergilemektedirler.Akıl sahibi olan her insan bunun yanlış ve faydasız bir hareket olduğunu kabul eder ve can-ı gönülden inanır. "
| | Devamı... |
|
| Urfa’nın etnik ve inanç mozaiği | | Birçok etnik ve inanç grubunun birlikte yaşaya geldiği Urfa, tarih boyunca bu özelliğini koruyarak tipik bir yaşam proto-tipi olmuştur. Öyle ki, insanlık tarihi incelenmeye başlandığında, inceleyenin yolu tarihin başlangıcında mutlaka Urfa’ya düşer; Urfa’da boy veren uygarlıkları görüp ona hayranlıkla bakar. Urfa önemli bir insanlık gelişim merkezi olduğu kadar etnik ve inanç çeşitliliğinin de önemli merkezlerinden biridir. Göbeklitepe buluntuları, kutsal kitap anlatıları, Hz. İbrahim hikayesi Urfa’ya, Urfa’nın etnik ve inanç mozaiğine dair çok şey söylüyor. Bu anlamda Urfa tarihsel bir misyona sahiptir. Urfa’nın etnik ve inançsal mozaiğini görmek, onların karşılıklı etkileşim ve ilişkilerini anlamak geleceği kurmak iddiasında olanlar için bu tarihi misyonu verilecek en iyi yanıt olacaktır.
| | Devamı... |
|
| Kürt - İslam Ekolü Üzerine Bediüzzaman | | Bediüzzaman"ı Selahaddin Eyubbi gibi "asimile olmuş" görmemek gerek. Belki Kürt dili ve siyasetinde aynı dönemde yaşayan Celadet Ali Bedirxan, Memduh Selim, Cegerxwin, Osman Sabri, Nureddin Zaza ve Dr. Ahmed Nazif gibi isimler kadar aktif olmamış olabilir Bediüzzaman realitesi de Kürt realitesi gibi çok sonradan benimsenen yahut inkâr etmekten vazgeçilen bir olgu olsa gerek. Artık evrensel saygınlık kazanan Said–i Kurdî(Nursi) ve eserlerinin elastiki bir yapısı olduğu için her kesime çekiliyor.
| | Devamı... |
|
| ''Kürdistan'' Kavramsalında Öznenin Diyalektiği | | Kürt coğrafyasında toplumsal, siyasal, politik, ideolojik ve dini değişimler Kürdistan gerçekliği üzerinden gelişir. Bir bakıma Kürdistan tüm bu değişim ve dönüşüm pratiğinin varlık bulmak zorunda olduğu merkezi konumdadır. Düşünce dünyası neye karşılık gelirse gelsin ya da beslendiği, dayandığı kaynaklar ne olursa olsun şüphesiz tüm hareketler, cemaatler bu merkezin bağımsızlığını, siyasi, politik ve dini geleceğini hesaba katmak zorundadır. Kısacası inşa edici, yapıcı ve kurucu özne olan Kürdistan kavramsalı çerçevesine kümelenmiş her olgu, hareket, düşünce kendi varlığını bu ulusal hakikat üzerinden sürdürmek durumundadır.
| | Devamı... |
|
| Yükselme yolculuğu | | Namaz kılmayan kişi günlük meşgalelerin, problemlerin, kavgaların içinde kendinden habersiz bir hayat yaşar; kul olduğunu, ahiret yolcusu olduğunu ve bu dünyada misafir olarak bulunduğunu adeta unutur. Bir başarı gösterdi mi büyüklenmeye başlar. Herkesin kendisinden söz etmesini ister; onu övmelerini, ona hürmet etmelerini bekler. Mükemmel bir kişiliğe sahip olduğuna inanır, noksanlıkları yanına yaklaştırmak istemez. Namaz kılan kişiye gelince, o namaza niyet ederken ‘Allah rızası’ için ifadesini kullanır. Böylece, gerçek şerefin insanların beğenmesi, övmesi değil “Allah’ın rızası” olduğunu öncelikle hatırlamış olur. Namaza tekbirle başlar. ‘En büyük, mutlak büyük, akılların idrak edemeyeceği, hayallerin ulaşamayacağı kadar büyük” ancak Allah’tır,’ der.
| | Devamı... |
|
| Kürdistan'da Peygamber Perspektifi | | Bediüzzaman’ın “Merkezden muhite, dâhilden harice bakmak lâzımdır.” Sözü Kürdistan’da ne kadar uygulanıyor?
Bu yazıda neler var? --“Evrensellik/Yerellik ikilemi”nde, “İslam davetçisinin dili ve söylemi” konusunda, yürüyen Kur'an olan peygamber efendimizin perspektifi nedir?
--Asrın hekimi/müceddidi Bediüzzaman Hazretlerinin “Müsbet fikr-i milliyet, İslâmiyete hâdim olmalı, kale olmalı, zırhı olmalı" sözündeki gereklilik bildiren ifadelerin gereğini yapan var mı?
--Kim, Kürdistan'ı hangi dava ve ideoloji için kale ve zırh ediniyor?
--Kürd davetçiler Kürdistan'da tebliğe duygusal ve tepkisel mi yaklaşıyor?
| | Devamı... |
|
| Firavun ve Roboski Katliamı | | Hükümetin son dönemlerde Kürtlere karşı abartarak başlattığı yoğun psikolojik savaştan sonra bir katliamı da gerçekleştirmesi üzerine ne konuşulsa, ne yazılırsa kifayetsiz kalacak. Hükümetin bu ve bundan sonra gerçekleştirecekleri vahim kıyım, gözaltı ve tasfi ataklarının Kürt halkından gizlenmesine ya da bu vakallara karşı Kürt halkının eylemleriyle direnmesini seyreltmek ve hatta tasfiye etmek adına yapılmış bir projeden başka bir şey olmadığı da anlaşılıyor şu günlerde. Gözaltılar ardı ve niteliği kesilmeden devam ederken Şırnak’ın Uludere (Qilaban) ilçesine bağlı Ortasu (Roboskî) köyünde Türk savaş uçaklarının bombalayarak katlettiği 35 sivil kişinin katliamı başta Kürt halkının, Avrupa ülkelerinin ve vicdan sahibi insanların yüreğini paramparça etti. Keza bu ülkenin tarihinde ilk olmayan katliam listesine unutulmayacak en korkunç katliam olarak yazılacak bu kıyım.
| | Devamı... |
|
| Vefa giderse? | | İlk kez, Bediüzzaman’ı görme bahtiyarlığına da erişmiş bir büyüğümün farkına varmamı sağladığı bir beyittir, Muhakemat’ta, “Unsuru’l-Belagat”ta yer alan o harikulâde beyit. “Ğâre’l-vefâ, fâze’l-gadri venferecet / mesâfeti’l-hulfi beyne’l-kavli ve’l-amel” demektedir şair. Bir ırmak gibi akıp giden bu beliğ beyte Bediüzzaman’ın münasip gördüğü tercüme de bir o kadar beliğ ve şairânedir. İlk farkına varışın ardından dilime ve hâfızama yer edecek kadar beliğ ve şairâne: “Vefa gavr-ı in’idama çekildi, tufan-ı gadr feverana başladı. Kavl ve amel arasında uzun bir mesafe açıldı.”
| | Devamı... |
|
| Türkiye'nin Ermeni Çıkmazı ve Kürtler | | Türkiye de her yıl Ermeni katliamı sendromu yaşanmaktadır. Buna gerekçe olarak tarafların sağlıklı bir şekilde meseleye yaklaşmayıp duygusal ve tek taraflı düşünmelerinden ve davranmalarından kaynaklanmaktadır. Bu meseleyi net anlamak için biraz geriye yani tarihe yolculuk edelim. Fransız ihtilalinden sonra dünya bir menfi milliyetçilik akımına kapılmıştır. Osmanlıda bundan payını almış bunun neticesi olarak ta Osmanlının son dönemlerinde birçok kurumda bozulmalar olması...
| | Devamı... |
|
| Big Bang (Büyük Patlama) ve İslamiyet | | | Okuyucu bildirdi: " Son zamanlarda CERN deneyi ile ilgili medyada haberler çıkmaya başladı. “habaerdiyarbakir.com” sitesinde, TEKNOLOJİ kısmında, 15 Aralık 2011 Perşembe gününde, “ ‘Tanrı Parçacı’ğına İnananlar-İnanmayanlar” haber başlığı ile bu konuda bir haber yayınlanmaktadır. Aynı akşam, TV8 de Kuantum Fiziği ve Kozmolojide Uzman bilim adamları, Okan Bayülgen’in espritüel sunumu ile bu ciddi konuyu tartıştılar. İçlerinde Big Bang ile ilgili en son, Kitabını okuduğum Caner TALASMAN da vardı. CERN de yapılmak istenen aslında şudur; Big Bang modelinde Kâinatın ilk Saniyelerindeki çok aşırı sıcaklıktaki(100 milyar-1 milyar Kelvin arası sıcaklık) ortamı bulmak için atom altı parçacıkları hızlandırarak o ortamı gözlemlemektir. "
| | Devamı... |
|
| |
| | "Bizim düşmanımız; cehalet, zaruret, ihtilaftır. Bu üç düşmana karşı san'at, marifet, ittifak
silahıyla cihad edeceğiz.'' |
Bediüzzaman Said-î Kurdî
|
|
| Îro | | Bu gün için henüz önemli bir haber yok. |
|
| Têkilî / İletişim | Adres: Avrupa İslami Hizmetler Birliği Lakkegata 17, 0187 Oslo, NorwayTelefon:0047.22173050 ( Cami ) |
|
| Nûbihar |  |
|
| CUDİ KİTABEVİ |  (0049)01725204746 |
|
| Bediüzzaman'ın Büyük Projesi |  |
|
| Mêvan | Şu an sitede, 64 ziyaretçi ve 0 üye bulunuyor.
|
|
|